
Naim Samet Tayfur
Founder
Dünyayı hep kenarından anlamaya çalıştım. Çünkü bir yeri asıl ele veren, çoğu zaman merkezine dikilen anıtlar değil; kenarda kalan, unutulan, üstü çizilen şeylerdir. Bir milletin “ezelî” sandığı geleneğin aslında ne kadar yeni olduğunu, bir sınırın nasıl sonradan çizildiğini, bir hikâyeyi kimin neden anlattığını merak ederim. Tarih ve sosyoloji okudum, ardından tarih ve medeniyet üzerine bir yüksek lisans yaptım; ama asıl öğrendiğim şey, hazır cevaplara değil iyi sorulara güvenmek oldu.
Yıllardır insani yardım ve sivil toplum alanında çalışıyor, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Anadolu’ya pek çok yere gidiyorum. Bu yollar bana şunu öğretti: bir yeri gerçekten anlamak masa başında değil, oraya gidip oturarak, dinleyerek olur. Kitapla saha, geçmişle bugün, söylenenle gerçekte olan arasında gidip gelmeyi; ve hiçbir tarafın kolay anlatısına teslim olmadan olabildiğince dürüst bakmayı seviyorum.
Burası bütün bu parçaları bir araya getirmek için kendime açtığım bir alan. Yıllardır biriktirdiğim okumalar, yol notları, gözlemler ve beni bir türlü bırakmayan sorular bir yere ait olmak istiyordu; bu sayfalar o yer. Amacım kesin hükümler dağıtmak değil, anlama çabasını paylaşmak ve dünyaya buradan, kendi gözümle bakmayı denemek. Merkeze bakarken kenarı, bugüne bakarken geçmişi, bir metni kurarken insanı unutmamaya çalışıyorum.
Kelimelerin yetmediği yerde de fotoğraf var. Yollarda biriktirdiğim kareleri, kimi zaman bir yazının yanına, kimi zaman tek başına konuşsun diye buraya bırakıyorum.